Doğum Bir Plan Değil, Bir Yolculuktur

Uzm. Ebe Nagihan Aktaş
Yıllardır doğumlara eşlik ediyorum. Her doğumun başında konuştuğumuz istekler, hayaller, bazen uzun uzun hazırlanmış doğum planları oluyor ama yıllar içinde öğrendiğim en kıymetli şeylerden biri şu oldu:
Doğum, bizim hazırladığımız plana uymak zorunda değil.
Çünkü doğum yalnızca bizim yönettiğimiz tıbbi bir süreç değil; anne ve bebeğin birlikte ilerlediği, sürekli değişen, yaşayan bir yolculuk.
Ben doğuma hazırlık sürecinde çiftlere “Nasıl doğurmak istiyorsunuz?” diye sormayı önemsiyorum ama bunun yanına bir soru daha ekliyorum:
“Peki bebeğiniz ne istiyor?”
Bazen anne hareket etmek ister, bazen dinlenmek… Bazen suyun içinde kendini güvende hisseder, bazen eşinin kollarında. Bazen doğum düşündüğümüzden çok daha hızlı ilerler, bazen sabırla beklememizi ister. Bazen de bütün hazırlığımız vajinal doğum üzerineyken anne ya da bebeğin verdiği işaretler bize başka bir yol gösterir.
İşte tam burada benim için “pozitif doğum” kavramı başlar.
Pozitif doğum; mutlaka vajinal doğum değildir. Mutlaka epiduralsiz, müdahalesiz ya da suda gerçekleşen doğum da değildir.
Pozitif doğum; anne ve bebeğin güvende olduğu, kadının bedenine ve tercihlerine saygı duyulduğu, kararların mümkün olduğunca onunla birlikte alındığı doğumdur.
Doğuma hazırlık da tam olarak bunun içindir.
Hazırlanmak, doğumu kontrol etmeyi öğrenmek değildir. Tam tersine; doğumun değişken doğasını anlayarak farklı ihtimallerin içinde kendimize güvenli bir alan oluşturabilmektir.
Nefesi bu yüzden çalışırız. Hareketi ve aktif doğum pozisyonlarını bu yüzden öğreniriz. Eş desteğini, gevşemeyi, dokunmayı, suyun kullanımını bu yüzden konuşuruz. Doğumun fizyolojisini ve olası tıbbi müdahaleleri de yine bu yüzden anlatırız.
Çünkü bilgi, kadının korkusunu azaltırken kararların içinde kalmasını sağlar.
Bir ebe olarak benim görevim kadına “şöyle doğurmalısın” demek değil. Bazen cesaretlendirmek, bazen seçenekleri hatırlatmak, bazen sadece yanında sessizce durmak… Gerektiğinde de doğumun yön değiştirdiğini fark edip anne, bebek ve sağlık ekibi arasındaki iletişimin güçlü kalmasına destek olmak.
Çünkü doğumda hedefimiz kusursuz bir senaryoyu gerçekleştirmek değil.
Hedefimiz; anne ve bebeğin ihtiyaçlarını duyabildiğimiz, güvenliğin ve saygının birlikte var olduğu, kadının kendi doğumunun öznesi olarak kaldığı bir kavuşma.
Bazen doğum planladığımız bütün yolları izler. Bazen yolun ortasında yön değiştirir ama yol değiştiğinde doğum “başarısız” olmaz.
Bebek annesine kavuştuğunda, anne yaşadığı sürecin içinde görülmüş, duyulmuş ve kararların bir parçası olmuşsa; doğumun biçiminden çok daha kıymetli bir şey başarmışızdır.
Ben doğumlara biraz da böyle bakıyorum:
Planımız olabilir. Bilgimiz olsun. Seçeneklerimizi bilelim. Hazırlığımızı yapalım ama son sözü, o gün anne ve bebeğin bize anlattıkları söylesin.
Çünkü her doğumun kendi ritmi, her bebeğin kendi hikâyesi vardır. Bizim işimiz o hikâyeyi yazmak değil; güvenle yazılmasına eşlik etmektir. 🤍

Yazar Hakkında
Uzm. Ebe Nagihan Aktaş
Doğuma Hazırlık Eğitmeni · Uzm. Emzirme Danışmanı · Yenidoğan Bakımı: Banyo ve Masaj Eğitmeni
Bu konuda sorularınız mı var?


